Alman otomotiv devleri krizde: Hisseler yılbaşından bu yana eridi
Alman otomotiv devlerinin Frankfurt Borsası'ndaki hisseleri, küresel pazarlardaki daralma ve Çin'deki sert rekabet neden...
Frankfurt Borsası'nda işlem gören Alman otomotiv şirketlerinin hisseleri, yılın başından bu yana ciddi bir değer kaybı yaşadı. Küresel pazarlardaki daralma, düşen satış ve kârlar, yüksek üretim maliyetleri ile Çin pazarındaki yapısal değişimler, sektörü olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Gümrük vergisi tartışmaları, korumacı politikalar ve makroekonomik belirsizlikler, üreticilerin peş peşe yayımladığı kâr uyarılarıyla birleşerek borsadaki tarihi düşüşleri tetikledi.
"KRİZ BATAKLIĞINDA ÇIRPINIYOR"
Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo) tarafından yayımlanan İş Ortamı Anketi'ne göre, Alman otomotiv sektörü iş ortamı endeksi ağustos ayında eksi 22 puanken, eylül ayında keskin bir düşüşle eksi 35 puana geriledi. Ifo Endüstriyel Organizasyon ve Yeni Teknolojiler Merkezi Uzmanı Anita Wölfl, "Otomotiv endüstrisi, kriz bataklığında çırpınmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
Temmuz ve ağustos aylarında geçici bir toparlanma gösteren ihracat ve istihdam beklentileri, eylül ayında yeniden düşüşe geçti. Şirketlerin sipariş stokları azalırken, üçüncü çeyrek kazançları ikinci çeyreğe kıyasla belirgin şekilde geriledi.
ÇİN'DEKİ SATIŞLAR VE KÂR UYARILARI
Çin pazarında yerel üreticilerin payının artması ve yoğun rekabet, Alman markalarının küresel teslimat rakamlarını doğrudan etkiledi. Yılın ilk yarısında Çin'deki binek araç satışlarında Mercedes-Benz'de yüzde 28, Volkswagen'de yüzde 26 ve BMW'de yüzde 20 düşüş kaydedildi.
BMW AG, küresel ölçekte yaklaşık 154 bin kişiden oluşan iş gücünün yüzde 5'ine tekabül eden 8 bin idari ve AR-GE pozisyonunu 2027 sonuna kadar tasfiye edeceğini duyurdu. Şirketin ikinci çeyrek net kârı yüzde 35 azalarak 1,2 milyar avroya gerilerken, hisse kaybı yılbaşından beri yüzde 43,33'e ulaştı.
Volkswagen AG, küresel pazarlardaki daralma ve operasyonel maliyetler nedeniyle kâr marjı öngörüsünü yüzde 1 seviyesine kadar revize etti. İstihdam azaltma programının kapsamını iki katına çıkaran Volkswagen, 100 bin çalışanın işine son vermeyi ve Almanya'daki 4 fabrikayı kapatmayı planlıyor.
Şirketin hisseleri bu yıl yüzde 36 eridi. Mercedes-Benz Group ise Çin'deki sert rekabet sebebiyle bu ülkede 700 milyon avrodan fazla varlık sildi. Şirketin çekirdek otomobil bölümünün faaliyet kârı yüzde 25 eriyerek 909 milyon avroya düşerken, hisseleri yılbaşındaki seviyesine oranla yüzde 35 geriledi. Lüks spor otomobil üreticisi Porsche AG de tasarruf tedbirleri kapsamında Almanya'daki istihdamını 2035 yılına kadar 5 bin kişi azaltmayı planlıyor. Şirketin ocak-eylül dönemindeki küresel teslimatları yüzde 16 azalarak 178 bin 532'ye düştü, borsa kaybı ise yüzde 9,79 olarak kayıtlara geçti.
MALİYET UÇURUMU VE İSTİHDAM KAYBI
Otomotiv sanayisi, Almanya'da toplam katma değerin yüzde 5'ini, istihdamın ise yüzde 3'ünü oluştururken, gelir açısından ülkenin en büyük sanayi sektörü konumunu koruyor. Sektörde tedarikçiler hariç yaklaşık 725 bin kişi istihdam ediliyor ancak küresel pazarlardaki daralmanın etkisiyle istihdam, önceki yıla göre yüzde 6,2 gerilemiş durumda.
Yönetim danışmanlığı şirketi Oliver Wyman'ın analizine göre, Almanya'da bir otomobilin üretimindeki ortalama işçilik maliyeti 3 bin 307 dolar seviyesindeyken, bu rakam Çin'de 597 dolar, Meksika'da ise 305 dolar olarak hesaplanıyor. Bu maliyet uçurumu, üretim ağını uzun süredir küresel ölçekte organize eden Alman otomotiv sanayisinde yurt dışına kayışı hızlandırıyor.
Alman Otomobilciler Birliği (VDA) verileri, Almanya'da üretilen otomobil sayısının 2016 yılından bu yana yüzde 28 gerilediğini ve son dönemde Alman markalı her 10 araçtan 7'sinden fazlasının artık ülke dışında üretildiğini ortaya koyuyor. Kimya ve makineyle birlikte 19. yüzyıldan bu yana Alman mühendisliğinin 3 temel direğinden biri olan otomotiv sektöründeki bu kötü gidişat, ekonomik sınırları da aşıyor. Ülkenin küresel simgeleri Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW'nin karşı karşıya kaldığı bu yapısal kriz, yalnızca binlerce çalışanın geçim kaynağını ve ülke ekonomisini sarsmakla kalmıyor, aynı zamanda Alman ulusal kimliğini, toplumsal huzuru ve kırılgan siyasi dengeleri de doğrudan etkileyerek aşırı sağcı siyasi hareketleri besliyor.
Kaynak: Sozcu