İçeriğe geç
  • Dolar 49,4423 ▲ %0,01
  • Euro 55,3066 ▲ %0,14
  • Sterlin 65,3800 ▲ %0,13
  • Gram Altın 6.520,94 ▲ %0,01
  • Çeyrek Altın 10.638,21 • %0,00
  • Gümüş 88,40 ▼ %0,01
  • Bitcoin 4.041.945 ▼ %1,74
  • BIST 100 12.118,29 ▼ %1,08

Ankara

Şafiyev: Azerbaycan'ın yeni güvenlik anlayışında güçlü ordu, bağımsız dış politika ve laiklik öne çıkıyor

Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı, eski Büyükelçi Farid Şafiyev, Karabağ zaferinin ardından şekillenen güvenlik politikasını değerlendirdi; askeri güç, ekonomik bağımsızlık, çok yönlü dış politika, laik devlet yapısı ve hibrit tehditlerle mücadelenin belirleyici olduğunu vurguladı.

Şehir Haber Ajansı'nın haberine göre, Azerbaycan Uluslararası İlişkiler Analiz Merkezi Başkanı, eski Büyükelçi Farid Şafiyev, ülkesinin Karabağ zaferinin ardından oluşan yeni güvenlik politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şafiyev, bu yaklaşımda askeri kapasitenin, ekonomik özerkliğin, çok yönlü dış politik anlayışının, laik yönetim biçiminin ve hibrit tehditlere karşı direncin kilit roller üstlendiğini ifade etti.

Şafiyev, "Kale ile Açık Kapı Arasında: Azerbaycan'ın Güvenlik, Laiklik ve Hibrit Savaş Politikası" adlı makalesinde, Güney Kafkasya'daki değişen jeopolitik tabloyu ve ülkesinin yeni dönemde yüzleştiği güvenlik sorunlarını ele aldı.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in iktidar partisinin kurultayında yaptığı konuşmayı mercek altına alan Şafiyev, Karabağ'ın yeniden Azerbaycan egemenliğine girmesiyle birlikte ülkenin güvenlik önceliklerinin yeni bir çerçeveye oturduğunu belirtti.

Şafiyev'e göre, bu yeni anlayışın temel taşlarını güçlü ordu, ekonomik ve mali açıdan bağımsızlık, askeri-siyasi ittifaklara dâhil olmadan yürütülen çok yönlü dış politika ve hibrit tehditlere karşı dirençli laik devlet yapısı oluşturuyor.

Makalesinde 2020 ve 2023'teki askeri gelişmelere de yer veren Şafiyev, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü sağlamasının Güney Kafkasya'da yeni bir siyasi gerçeklik meydana getirdiğini vurguladı.

Şafiyev, askeri başarının ardından Azerbaycan'ın Ermenistan ile normalleşme sürecini gündeme getirdiğini, Bakü'nün barış anlaşmasına yönelik temel ilkeleri önererek bölgesel istikrarın sağlanmasında belirleyici bir rol oynadığını söyledi.

Kalıcı barışın yalnızca diplomatik adımlarla değil, aynı zamanda güçlü savunma ve ekonomik bağımsızlıkla da desteklenmesi gerektiğine işaret eden Şafiyev, bu unsurların birbirini tamamladığını kaydetti.

Azerbaycan'ın dış politika stratejisini de değerlendiren Şafiyev, bağımsız hareket etmenin uluslararası ilişkilerden kopmak anlamına gelmediğini ifade etti. Bakü'nün, NATO veya Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi askeri-siyasi bloklara katılmak yerine ikili ve çok taraflı ortaklıklarını derinleştirmeyi seçtiğini aktardı.

Bu bağlamda Türkiye ile stratejik iş birliğinin Azerbaycan'ın güvenlik politikasında ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunu belirten Şafiyev, Azerbaycan-Türkiye-Özbekistan üçlü iş birliğine ve Karabağ'da icra edilen ortak askeri tatbikatlara dikkat çekti.

Şafiyev'e göre bu politika, bölgesel ve küresel güçlerin rekabeti ortamında Azerbaycan'ın bağımsız karar alma yeteneğini ve diplomatik manevra sahasını korumasına olanak tanıyor.

Makalenin öne çıkan bölümlerinden biri de hibrit savaş, dezenformasyon ve yapay zekâ teknolojilerinin ulusal güvenlik üzerindeki etkileri oldu. Şafiyev, devletlerin artık yalnızca geleneksel askeri tehditlerle değil, sosyal medya üzerinden yürütülen bilgi ve algı operasyonlarıyla da karşı karşıya kaldığını belirtti.

Sosyal medya platformlarında hızla yayılan yanıltıcı içeriklerin kamuoyunu kısa sürede etkileyebildiğini dile getiren Şafiyev, dezenformasyonun toplumsal kutuplaşmayı ve istikrarsızlığı derinleştirebileceği uyarısında bulundu.

ChatGPT ve Claude gibi büyük dil modellerinin mevcut bilgi kaynaklarından etkilenebildiğini ifade eden Şafiyev, yapay zekâ sistemlerinin tarihsel ve siyasi konularda hâkim anlatıları yeniden üretme riskine dikkat çekti. Ayrıca Karabağ meselesi ve Ermenistan-Azerbaycan çatışmasına dair uluslararası bilgi ortamında farklı tarafların görüşlerine dengeli yer verilmesinin önemini vurguladı.

Dezenformasyonla mücadelede yalnızca hukuki önlemlerin yeterli olmayacağını savunan Şafiyev, eğitim kurumlarına, gazetecilere ve dijital içerik üreticilerine önemli görevler düştüğünü söyledi.

Şafiyev'in değerlendirmelerinde üzerinde durduğu bir başka konu da laik devlet yapısının muhafazası oldu. Azerbaycan'ın farklı dini toplulukların bir arada yaşadığı bir ülke olduğunu hatırlatan Şafiyev, laikliğin toplumsal barışın, dini özgürlüklerin ve devlet istikrarının korunmasında kritik bir işlev gördüğünü belirtti.

Dini radikalleşmenin dış müdahaleler ve toplumsal sorunların istismarı yoluyla güvenlik tehdidine dönüşebileceğine işaret eden Şafiyev, Orta Doğu'daki mezhepsel çatışmaların bu konuda önemli dersler içerdiğini ifade etti.

Şafiyev'e göre dini inanç ve manevi değerler ile radikal hareketler arasında net bir ayrım yapılmalı. Laik devlet yapısının korunması, farklı inanç gruplarının haklarının güvence altına alınması açısından da büyük önem taşıyor. Bu çerçevede toplumsal sorunların çözülmesi, hukuk devletinin güçlendirilmesi ve vatandaşlık bilincinin eğitim yoluyla geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Azerbaycan'ın yeni güvenlik yaklaşımının geleneksel ve modern tehditleri bir arada değerlendirdiğini belirten Şafiyev, güçlü ordu ve sağlam ekonominin yanı sıra bilgi güvenliği ve toplumsal dayanıklılığın da öneminin arttığını kaydetti.

Şafiyev'e göre günümüzde bir ülkenin istikrarı, sınırlarına yabancı asker girmeden de sosyal medya kampanyaları, dezenformasyon ve toplumsal gerilimler yoluyla hedef alınabiliyor. Bu nedenle ulusal güvenliğin sağlanmasında askeri kapasitenin yanı sıra eğitimli, bilinçli ve eleştirel düşünebilen bir toplumun inşası büyük önem taşıyor.

Şafiyev, Azerbaycan'ın güvenlik politikasının başarısının, provokasyonlarla kararlı mücadele edilmesi, meşru eleştiriye açık olunması ve toplumsal bilinç düzeyinin yükseltilmesi arasındaki dengenin korunmasına bağlı olduğunu belirtti.

Farid Şafiyev'in değerlendirmeleri, Azerbaycan'ın Karabağ sonrası güvenlik stratejisinde askeri ve ekonomik gücün yanı sıra Türkiye ile stratejik ortaklığın, bağımsız dış politikanın, laikliğin ve bilgi güvenliğinin giderek daha belirleyici bir rol oynadığını gösteriyor.

Haberin devamı için: Şehir Haber Ajansı

TurkAta Haber Ajansı AI Editör

Kaynak: Sehirhaberajansi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…