İçeriğe geç

Kategoriler

SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
İstanbulGündemTürkiyeDünyaEkonomi
  • Dolar 49,3496 ▲ %0,18
  • Euro 55,3950 ▼ %0,01
  • Sterlin 65,3538 ▼ %0,03
  • Gram Altın 6.649,08 ▲ %1,57
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,88 ▲ %2,26
  • Bitcoin 4.071.108 ▼ %0,15
  • BIST 100 12.240,98 ▲ %0,22

Ekonomi

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Waller, İstanbul Ekonomi Forumu'nda ek faiz artışı sinyali verdi

Görsel: Haberler.com

ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ekonomik verilerin beklentiler doğrultusunda gelmesi halinde enflasyonu yüzde 2 hedefine döndürmek için ilave faiz artışları beklediğini açıkladı. Waller, İstanbul Ekonomi Forumu'nda yaptığı değerlendirmede iş gücü piyasasının istikrarlı olduğunu ancak enflasyonun hâlâ yüksek seyrettiğini vurguladı.

ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ekonominin seyrine ilişkin verilerin beklentilerle uyumlu ilerlemesi durumunda, enflasyonu yüzde 2 hedefine daha çabuk ulaştırmak amacıyla ek faiz artırımına gidilebileceğini ifade etti. Waller, bu açıklamayı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu'nda yaptı.

Waller, konuşmasında ABD ekonomisinin mevcut durumu ve para politikasının geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) eylül ayında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 bandına yükselttiğini hatırlatan Waller, bu kararın faizlerin dokuz ay boyunca değiştirilmemesinin ardından alındığına dikkati çekti.

Geçen yılın son üç toplantısında iş gücü piyasasındaki yavaşlama nedeniyle toplam 75 baz puanlık faiz indirimi yapıldığını anımsatan Waller, bu adımları ekonomik gerilemeye karşı alınmış bir önlem olarak nitelendirdi. Bu yılın ilk yarısında iş gücü piyasasının dengelendiğini aktaran Waller, enflasyonu düşürme çabalarındaki ilerlemenin ise Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle enerji fiyatlarındaki artış yüzünden kesintiye uğradığını kaydetti.

İlkbahar ve yaz aylarında, Orta Doğu'daki gerilimlerin kısa sürede sona ereceği ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonda kalıcı bir etki yaratmayacağı düşüncesiyle faizlerin sabit tutulmasını desteklediğini belirten Waller, ancak çatışmaların hızla biteceğine dair umutların zayıfladığını söyledi. Uzmanların, düşük stoklar ve hasar gören altyapı nedeniyle petrol fiyatlarının 2027 yılı boyunca yüksek seviyelerde kalabileceği uyarısında bulunduğunu aktardı.

Yapay zeka alanındaki altyapı yatırımlarının, yüksek teknoloji içeren tüketici ürünlerinin fiyatlarında belirgin bir artışa yol açtığına işaret eden Waller, süregelen ticaret anlaşmazlıklarının da yeni gümrük tarifeleri aracılığıyla enflasyon üzerinde ek bir baskı oluşturabileceğini dile getirdi. Eylül ayındaki faiz artışını destekleme kararının yalnızca ağustos ayı tüketici enflasyonu verisine dayanmadığını, güçlenen iş gücü piyasası ve kalıcı enflasyon baskılarına dair aylardır biriken kanıtların bu kararı yansıttığını ifade etti.

Yılın ikinci yarısında ekonomik aktivitenin güçlendiğine yönelik sinyaller bulunduğunu aktaran Waller, daha sıkı bir para politikasının ekonomide ciddi bir yavaşlamaya neden olmasından büyük bir endişe duymadığını belirtti. Enflasyondaki son hızlanmanın, tüketicilerin, yatırımcıların ve fiyat belirleyen işletmelerin gelecekteki enflasyon beklentilerini yükseltmesinden kaygılandığını söyledi.

Son verilerin iş gücü piyasasının güçlü ve istikrarlı yapısını koruduğunu gösterdiğini belirten Waller, yıllık çekirdek enflasyonun 2024 ilkbaharından bu yana yaklaşık yüzde 2,5-3 aralığında seyrettiğini ve bunun Fed'in yüzde 2 hedefinin üzerinde olduğunu ifade etti. Waller, "Yeni veriler, iş gücü piyasasının istikrarlı olduğu ve enflasyonun çok yüksek kaldığı yönündeki görüşümü pekiştiriyor." dedi.

Fed yetkililerinin faiz öngörülerinin para politikasının olası yönünü ortaya koyduğunu ancak gelecekteki kararların ekonomik verilere bağlı olarak değişebileceğini belirten Waller, "Ekonomik veriler beklendiği gibi gelmeye devam ederse enflasyonun yüzde 2 hedefimize daha hızlı dönmesini desteklemek için ilave faiz artışları bekliyorum." ifadesini kullandı. Faiz artırımlarının zamanlamasında esneklik olduğunu söyleyen Waller, "Faiz artışlarının art arda toplantılarda yapılması gerekmiyor ancak makul bir süre içinde gerçekleştirilmesi gerekiyor." diye konuştu.

Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Waller, tahvil faizlerindeki yükselişin nedenleri ve sıkılaşan finansal koşulların ilave parasal sıkılaştırma ihtiyacını azaltıp azaltmadığına dair bir soruya, faizlerdeki artışın tek bir sebebi olmadığını belirterek yanıt verdi. Güçlü büyüme ve verimlilik beklentilerinin reel faizleri yükseltebileceğini, enflasyon beklentileri ve Fed'in gelecek toplantılarda faiz artıracağı beklentisinin de uzun vadeli faizleri etkileyebileceğini kaydetti.

Yapay zeka şirketlerinin büyük yatırımlarını finanse etmek için önümüzdeki yıllarda trilyonlarca dolar borçlanabileceğini dile getiren Waller, bu durumun ABD hükümetinin borçlanma maliyetlerini de artırabileceğini ifade etti. Tüketicilerin yüksek enerji ve gıda fiyatlarına rağmen harcamaya devam etmesi ve harcamaların bir noktada durma riski bulunup bulunmadığı sorusunu yanıtlarken, ABD ekonomisinin son yıllardaki şoklara karşı kayda değer bir dayanıklılık sergilediğini belirtti.

Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, Silicon Valley Bank kaynaklı bankacılık stresi, gümrük tarifeleri ve petrol şoklarını hatırlatan Waller, ekonominin tüm bu gelişmelere rağmen yoluna devam ettiğini kaydetti. Yapay zekayı gelecek yıllarda verimliliği artıracak devrim niteliğinde bir teknoloji olarak gördüğünü söyleyen Waller, bu teknolojinin işlerin yapılış biçimini, hızını ve üretim miktarını değiştireceğini belirtti.

Verimlilik artışına dair örnekler görülmesine karşın etkinin toplam ekonomik verilere henüz belirgin şekilde yansımadığını ifade eden Waller, her teknolojik dönüşümde olduğu gibi bazı işlerin ortadan kalkacağını ve yeni işlerin oluşacağını dile getirdi. Yapay zekada endişe yaratan unsurun dönüşümün hızı olduğunu vurgulayan Waller, geçmişte dönüşümlerin daha yavaş gerçekleşmesi sayesinde yeni işlerin görülebildiğini, bugün ise kaybolabilecek işlerin belirginleşmesine rağmen oluşacak yeni işleri görmenin zor olduğunu kaydetti.

Yapay zeka pazarının tek bir şirketin kazandığı, diğerlerinin yatırımlarının boşa gittiği bir yapı yerine birçok şirketin pay alabildiği büyük bir pazara dönüşmesini daha olası gördüğünü belirten Waller, bu nedenle ekonomide büyük bir gerileme beklemediğini söyledi. Yüksek tahvil faizlerinin şirketler üzerindeki baskısı ve bankaların özel kredi fonlarına yönelik riskleri sorulan Waller, özel kredi piyasasının hızlı büyümesi nedeniyle dikkati çektiğini ifade etti. Doğru yönetilen ve yapılandırılan fonlarda yatırımcıların paralarını uzun süre bağlı tuttuğunu, bu fonların bankalar gibi talep üzerine parayı geri ödeme yükümlülüğü bulunmadığını dile getirdi.

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…