Napolyon'un 200 Yıllık Şifresi Yapay Zeka ile Çözüldü
Napolyon'un 1809 tarihli şifreli savaş mektubu, GPT-6 Astra modeliyle altı saatte deşifre edildi. Yapay zeka, tarih araştırmalarında hız kazandırıyor.

NTV'nin haberine göre, Napolyon Bonapart'ın generallerinden birine 1809 yılında gönderdiği ve 200 yılı aşkın süredir çözülemeyen şifreli askeri mektup, yapay zeka modeliyle altı saatte deşifre edildi.
Fransız imparatorunun 1809’da kaleme aldığı savaş mektubu, dijital arşivlerde uzun süredir çözülemediği düşünülen karmaşık bir şifre olarak bulunuyordu.
Semboller, rakamlar ve harflerden oluşan yaklaşık 24 satırlık bir askeri konum dökümü, yapay zekanın yardımıyla yeniden gün yüzüne çıktı; geleneksel yöntemlerle haftalarca sürebilecek işlem artık kısa sürede tamamlandı.
Sistemde görev alan Carter Church adlı yapay zeka mühendisi, grafiksel bir çözüm için kriptoloji ya da tarih uzmanlığına ihtiyaç duymadığını belirtti. OpenAI tarafından geliştirilmiş olan GPT-6 Astra modeliyle yapılan çalışmalar, birkaç akşamlık denemeler ve nihai altı saatlik süreç sonunda sonuç verdi.
Church, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, yapay zekanın masaya getirdiği güç olarak sabrı ve kararlılığı işaret ettiğini söyledi.
Tarihçiler ise bu tip eski şifrelerin incelenmesinin zaman alıcı olduğunu, önceki yöntemlerin hâlâ etkili olsa da çok emek gerektirdiğini kaydetti.
Çözümün doğruluğunu teyit etmek için çözülemeyen metinlerin listesini tutan Japon kriptoloji meraklısı Satoshi Tomokiyo ile iletişime geçildi; Tomokiyo’nun sitesi Cryptiana’da 2026 yılının tarihi şifrelerinin çözüldüğüne işaret edildi.
Tomokiyo, sitedeki kayıtları güncellerken yapay zeka araçlarının kullanıldığını belirtti ve sadece OpenAI değil, Anthropic’in üst düzey modellerinin de bu süreçte rol aldığını açıkladı.
Bu hızlı sonuçlar kripto toplulukları arasında karışık duygular uyandırdı; Tomokiyo, uzun yıllara dayanan bazı gizemlerin aydınlandığını görmekten memnun olsa da yapay zekanın bu ölçüde işlere hızlı yetişmesini buruklukla karşıladığını ifade etti.
Bir amatör kriptologun kendisini artık işe yaramaz hissettiğini söylemesi kaydedildi.
Verilere bağlı olarak bazı karmaşık şifrelerin uzun vadede çözüm bekleyebileceği not edildi.
Yapay zekanın tarih yazımındaki rolü, yalnızca savaş mektuplarını çözmekle sınırlı kalmıyor; milyonlarca ortaçağ el yazması taranıyor ve yazması fiziksel olarak zor olan antik metinler gün yüzüne çıkarılıyor.
İtalya'daki araştırmacılar, Vezüv Yanardağı’nın MS 79’daki patlamasıyla karbonlaşan Herculaneum papirüslerinin X-ışınları ve yapay zeka yardımıyla incelenmesini yürütüyorlar.
Haziran ayında etik konulu bir risaleyi sanal ortamda tamamen açabilen İtalyan ekip, bu tür çalışmaların pratikte uygulanabilirliğini gösterdi.
Paris'teki Ecole Pratique des Hautes Études’in uzmanı Daniel Stoekl Ben Ezra ise 10 milyon sayfalık İbranice el yazması dijital ortama aktarılıyor diye ifade ediyor; veritabanı, geçmişin kültürel dokusunu taramak amacıyla büyütülüyor.
Notre Dame Katedrali’nin arşivlerinde de benzer bir proje var; e-NDP kapsamında yapay zeka, 14 bin 600 sayfalık Latince noterlik notlarını çözmek üzere eğitildi.
Tarihçi Julie Claustre, belgelerin idari ve teknik dilde yazıldığını, karakter tanıma oranının yüzde 88 ile 94 arasında olduğunu belirtti; bu tür veriler, geçmiş yaşamı ve kurumları daha ayrıntılı incelemeye olanak tanıyor.
Claustre, bu çalışmaların insanların günümüzde geçmişe bakışını sorgulama yöntemini dönüştürdüğünü ifade etti; teknoloji zaman kazandırmanın ötesinde metodolojik bir dönüşümü tetikliyor.
TürkAta Haber Ajansı