İçeriğe geç

Kategoriler

SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
İstanbulGündemTürkiyeDünyaEkonomi
  • Dolar 49,3465 ▲ %0,18
  • Euro 55,4076 • %0,00
  • Sterlin 65,3352 ▼ %0,07
  • Gram Altın 6.629,30 ▲ %1,27
  • Çeyrek Altın 10.701,86 • %0,00
  • Gümüş 95,50 ▲ %1,85
  • Bitcoin 4.059.444 ▲ %0,05
  • BIST 100 12.213,58 ▲ %0,75

Ekonomi

Şimşek: Türkiye ekonomisi büyümeye devam ediyor

Görsel: AA

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, OVP'nin birincil hedefinin fiyat istikrarı olduğunu belirterek, mali disiplinin sağlandığını ve korunacağını, Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul Ekonomi Forumu'nun açılışında konuştu. Dezenflasyon sürecinin bu yıl savaşın etkisiyle bir miktar yavaşladığını ancak bu mücadeleden vazgeçilmediğini ifade eden Şimşek, Orta Vadeli Program'ın (OVP) öncelikli amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğunu, mali disiplinin tesis edildiğini ve bu disiplinin sürdürüleceğini, Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini aktardı.

Forumda küresel ekonomik zorluklara, tedarik zincirlerindeki aksaklıklara, emtia fiyatlarındaki artışlara ve enerji maliyetlerindeki yükselişe dikkati çeken Şimşek, bu olumsuzluklarla başa çıkmak için uygulanan politikaları anlattı. Türkiye'nin bugüne kadar makrofinansal istikrarı öncelediğini belirten Şimşek, Merkez Bankasının sıkılaşmaya gittiğini, kendilerinin de görece sıkı bir maliye politikası izlediklerini ancak şokun etkilerini azaltmak için mali alanı kullandıklarını söyledi.

Küresel ekonominin karşılaştığı sorunların geniş bir yelpazeye yayıldığını kaydeden Şimşek, çatışmalar ve gerilimlerin yanı sıra ticarette korumacılık, yüksek küresel borçluluk, yaşlanan nüfus, iklim değişikliği ve yapay zekanın önemli zorluklar oluşturduğunu dile getirdi. Şimşek, yoğun çatışmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğini vurgulayarak, Türkiye'nin yaklaşımının çatışmalardan uzak durmak ve barışa yatırım yapmak olduğunu ifade etti.

Bakan Şimşek, Terörsüz Türkiye sürecinin ekonomik kazanımlarının yanı sıra bölgesel entegrasyona ve refaha katkı sağlayacağını belirtti. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerin çoğunda yaş ortalamasının 25 civarında olduğunu aktaran Şimşek, bölgenin altyapısına önemli yatırımlar yapıldığını söyledi.

Türkiye'nin caydırıcılığını güçlendirdiğini ve çatışmaların yaşandığı ortamda savunma alanına yatırımın zorunlu olduğunu belirten Şimşek, TBMM'ye sunulacak 2027 bütçesinde savunma harcamalarının yüzde 229 artırılacağını ifade etti. Son 20 yılda savunma alanına önemli yatırımlar yapıldığını hatırlatan Şimşek, 1990'larda dünyanın en fazla savunma sanayisi ürünü ithal eden 5 ülkesinden biri olan Türkiye'nin bugün en büyük 10 ihracatçı arasına girmeye yaklaştığını vurguladı. Savunma projelerindeki AR-GE büyüklüğünün 100 milyar doların üzerinde olduğunu ve yaklaşık 1400 ürün geliştirme projesinin yürütüldüğünü bildirdi.

Türk Hava Yollarının dünyada en fazla noktaya uçan şirket olduğunu belirten Şimşek, Türkiye'nin bağlantısallığını güçlendirmeye yönelik yatırımların sürdüğünü, Orta Koridor'un inşa edildiğini ve bunun komşu ülkeleri de alternatif koridorlara yatırım yapmaya teşvik ettiğini, Kalkınma Yolu Projesi'nin de bu kapsamda değerlendirildiğini anlattı.

Enerji arz güvenliğinin kritik konuların başında geldiğini ifade eden Şimşek, Türkiye'nin doğal gaz, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik boru hatlarına uzun süredir yatırım yaptığını söyledi. Yeşil dönüşümün hızlandırıldığını belirten Şimşek, elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 60'a yaklaştığını, COP31'in ev sahibi olarak elektrifikasyon oranını yüzde 23'ten yüzde 35'e çıkarmayı hedeflediklerini ve bu sayede enerjide ithalat bağımlılığının önemli ölçüde azalacağını kaydetti.

Ticarette korumacılığa karşı Türkiye'nin yürürlükte 54 serbest ticaret anlaşmasının bulunduğunu ve 3 anlaşmanın onay sürecinin devam ettiğini aktaran Şimşek, Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ve Kanada ile önemli müzakereler yürütüldüğünü bildirdi. Türkiye'nin hizmet ihracatında rekabetçi konumda olduğunu ve turizmde çok güçlü olduklarını belirten Şimşek, son 25 yılda turizm gelirlerinin dolar bazında 9 kat arttığını, gelecek 10 yılda bu gelirleri yaklaşık iki kat daha artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Sağlık turizmindeki potansiyele de değinen Şimşek, uluslararası akreditasyona sahip 50'den fazla sağlık kuruluşunun bulunduğunu ifade etti. Türk dizilerinin önemli hizmet ihracatı kalemlerinden olduğunu ve Türkiye'nin bu alanda dünyada üçüncü sırada bulunduğunu vurguladı.

Türkiye'nin müteahhitlikte ve uluslararası öğrenci sayısında avantajlara sahip olduğunu belirten Şimşek, bu alanların sunduğu imkanları anlattı. Küresel borçluluk oranlarının yüksekliğine işaret eden Şimşek, Türkiye'nin bu açıdan avantajlı konumda olduğunu söyledi. Gelişmekte olan ülkelerin ortalama borçluluk oranının yaklaşık yüzde 230 seviyesinde olduğunu, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 90 civarında bulunduğunu belirten Şimşek, bu seviyeye disiplinli politikalar sayesinde ulaşıldığını, kamu borcunun GSYH'ye oranının da yüzde 22 olduğunu ve bunun önemli bir mali alan ortaya koyduğunu ifade etti. Türkiye'nin mevcut konumunu reformlarla güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Şimşek, Kamu İhale Reformu, mali kuralların güçlendirilmesi ve Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) Yönetişim Reformu'nun gündemdeki başlıca alanlar olduğunu söyledi.

Türkiye'nin genç nüfus açısından avantajlı olduğunu ve kadınların iş gücüne katılımının artırılmasıyla kişi başına düşen milli gelirde gelişmiş ekonomilerle aradaki farkı kapatmayı hedeflediklerini anlatan Şimşek, yapay zeka konusunda teknolojik altyapının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğünü, 5G+ altyapısına yönelik yatırımların tamamlandığını, fiber kapasitesinin genişletildiğini ve büyük ölçekli veri merkezleri alanına yatırım çekmeye çalıştıklarını söyledi.

Dezenflasyon sürecinin bu yıl savaşın etkisiyle kısmen yavaşladığını ancak mücadeleden vazgeçilmediğini belirten Şimşek, OVP'nin birincil hedefinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu, mali disiplinin sağlandığını ve korunacağını yineledi. Ticaret ortaklarının yaklaşık yüzde 1,5 büyüdüğü bir dönemde Türkiye ekonomisinin yüzde 3'ün üzerinde büyüdüğünü ifade eden Şimşek, son 25 yılda yıllık ortalama büyümenin yüzde 5,5'e yakın olduğunu, gelişmiş ekonomilerle arayı kapatma eğiliminin ve büyüme hikayesinin gücünü koruduğunu kaydetti.

Merkez Bankasının yalnızca politika faizi üzerinden değil miktarsal sıkılaşma ve seçici kredi sıkılaştırması adımlarıyla da sıkı para politikası uyguladığına dikkati çeken Şimşek, Merkez Bankasının geniş araç setine sahip olduğunu vurguladı. Maliye politikasında da önemli hareket alanının bulunduğunu belirten Şimşek, kamu borcunun GSYH'ye oranının yaklaşık yüzde 22, bütçe açığının ise yüzde 3'e yakın seviyede olduğunu anlattı.

Son haftalarda fon piyasalarında yaşanan gelişmelere de değinen Şimşek, durumun kontrol altında olduğunu belirterek, yaşanan gelişmelerin daha sağlıklı ve derin sermaye piyasalarının oluşturulması sürecine katkı sağlayacağını, şoklara açık bir dünyada gereken adımları atacak politika alanına sahip olduklarını söyledi.

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…