Türkiye Innovation Week 2026'nın ilk gününde beyin göçü ve yapay zeka panelleri
TIW26'nın açılış gününde, beyin göçü, uzaktan çalışma ve yapay zeka ajanlarının şirket süreçlerindeki rolü ele alındı.



Diriliş Postası'nın haberine göre, TIW26 kapsamında Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen etkinliğin ilk gününde paylaşılan panellerden biri, Korn Ferry Türkiye, Orta Asya Başkanı ve Bölge Genel Müdürü Ozan Bayülgen'in moderatörlüğünü üstlendiği 'The Brain Exporters: Beyin Göçünden Küresel Yetenek Ağlarına' konulu oturum oldu. Konu AA tarafından da aktarıldı.
Kariyer danışmanı ve dijital göçebe olan Furkan Kumkaya, beyin göçünü bir parça olarak görmenin ötesinde ülkesi ile dünya arasında köprü kurduğunu ifade etti. Türkiye'den ayrıldığında beyin göçünün bir parçası olduğunu söyleyebileceğini ancak şimdi kendisini bir köprü olarak gördüğünü belirtti; dünyadan edindiği bilgi ve deneyimleri Türkiye'deki müşterileriyle paylaştığını söyledi.
Kumkaya, süreçte kendisini daha iyi hissettiğini vurgulayarak, 'Bu, beyin göçü değil, evrendeki tüm bilgileri insanlarımla paylaşmak gibi bir şey. Kesinlikle bir şey kaybetmiyoruz. Yurt dışına çıktığımda pek çok şey öğreniyorum ve şimdi bunları insanlarımla paylaşıyorum. Bence bu, bir şeyler inşa etmek, büyümek anlamına geliyor, küçülmek değil.' şeklinde konuştu.
BRIDGE’in Büyüme Yöneticisi ve 351 Portekiz Girişimciler Derneği Kurucu Ortaklarından Elisa Tarzia ise beyin göçü ve beyin kazanımı kavramlarının güncelliğini yitirdiğini belirterek, nitelikli çalışanları ülkeye çekmenin yanı sıra onların ülkede kalmasını ve değer üretmesini sağlayacak koşulların da önemli olduğunu söyledi. Tarzia, politikaların bir ülkeyi öngörülebilir kılabildiğini ancak insanların ülkede kalmasını sağlamanın esas olduğunu ifade etti ve 'Ülkenin insanların yalnızca geçip gittiği bir yer değil, gerçekten bir şeyler inşa etmek istedikleri bir yer olmasını sağlamalısınız.' değerlendirmesinde bulundu.
Tarzia, nitelikli çalışanların ülkede kalması için kendilerine fırsat sunulmasının ve yaptıkları işin bir etki yarattığını hissetmelerinin önemine işaret ederek, 'Size kapılar açan ve bir etki yarattığınızı hissettiren birilerinin orada bulunması gerekir. Bizim yaptığımız iş de tam olarak bu.' dedi.
RoRemote Kurucusu Rowena Hennigan ise uzaktan çalışmanın COVID-19 salgını döneminde zorunlulukla uygulanan bir yöntem olmaktan çıkıp bilinçli bir çalışma stratejisi olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Hennigan, uzaktan çalışmanın planlanması, tasarlanması ve bilinçli uygulanmasının önemine vurgu yaptı; bazı şirketlerin hibrit çalışma modelini benimsemesinin arkasında esneklik ve güven atmosferinin etkili olduğunu kaydetti.
Çalışma hayatındaki dönüşümün yalnızca teknolojik araçlarla sağlanamayacağını belirten Hennigan, 'Mesele teknoloji değil, insan. Bir kuruluşa tüm araçları sağlayabilirsiniz; ancak liderlik insanları ofise gelmeye zorluyorsa, bu değişimi kalıcı kılmaz. Öncelik teknolojide değil, çalışma modelinde olmalı.' ifadelerini kullandı.
Günün son paneli, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Tunçalp’in moderatörlüğünde 'Şirketin Yeni Organigramı: İnsanlar ve Yapay Zeka Ajanları Bir Arada' başlığıyla yapıldı. Türkiye Sigorta Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Kılıç, Yapay Zeka, Etik ve Yönetişim Uzmanı Reema Diab, The AI Institute Kurucusu Maryrose Lyons, Hacking HR Kurucusu ve CEO’su Enrique Rubio ile Londra Ekonomi ve Siyaset Bilimi Okulu (LSE) Örgütsel Davranış Profesörü Prithwiraj Choudhury’nin konuşmacı olarak katıldığı oturumda, yapay zeka ajanlarının şirket karar alma süreçlerinde kullanımı, yetki sınırları ve sorumluluklar tartışıldı.
TürkAta Haber Ajansı