İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.074.210 ▲ %2,05

Gündem

Türkiye Sigorta Birliği: İstanbul'da 838 hasar ihbarı yapıldı

Görsel: Diriliş Postası

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, 15 Ekim itibarıyla İstanbul'da sel ve su baskını teminatı kapsamında 776'sı yangın ve 62'si kasko branşında olmak üzere toplam 838 hasar ihbarı bulunduğunu açıkladı.

Diriliş Postası'nın haberine göre, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışların ardından sigorta sektörüne yansıyan ilk verileri paylaştı. Yaşar, 15 Ekim itibarıyla kentte sel ve su baskını teminatı kapsamında 776'sı yangın, 62'si kasko branşında olmak üzere toplam 838 hasar ihbarı yapıldığını söyledi. Bu sayının Bursa, Kocaeli ve Yalova ile birlikte 897'ye ulaştığını belirten Yaşar, yapılan bildirimlerin henüz ilk aşamada olduğunu, ekspertiz çalışmaları ilerledikçe hasarın gerçek boyutunun daha net ortaya çıkacağını ifade etti.

TSB Başkanı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'daki aşırı yağış ve su baskınlarından etkilenen tüm vatandaşlara ve işletmelere geçmiş olsun dileklerini iletti. Hayatını kaybedenler için Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Yaşar, bu tür afetlerde önceliklerinin her zaman can güvenliği olduğunu vurguladı. Vatandaşlara yetkili kurumların uyarılarını dikkatle takip etmeleri, riskli bölgelerden uzak durmaları ve kendilerini tehlikeye atabilecek müdahalelerden kaçınmaları tavsiyesinde bulundu.

Sektör olarak bu zor günlerde vatandaşların ve işletmelerin yanında olduklarını belirten Yaşar, sigorta güvencesinin ailelerin yaşamlarını yeniden düzenleyebilmesi ve işletmelerin faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından taşıdığı sorumluluğun bilincinde olduklarını dile getirdi. Hasar tespit ve değerlendirme süreçlerinin hızla ilerlemesi ile poliçe kapsamındaki zararların en kısa sürede karşılanmasının öncelikleri olduğunu kaydetti.

Yaşar, İstanbul Valiliğinin dünkü açıklamasına göre kentte toplam 2 bin 518 ihbar yapıldığını aktardı. Bu ihbarlardan 1277'sinin su baskını, 15'inin heyelan, 47'sinin mahsur kalma, 13'ünün ağaç devrilmesi, 2'sinin çatı uçması, 76'sının araçla, 808'inin konutla ve 280'inin iş yeriyle bağlantılı olduğunu belirtti.

Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden (SBM) edindikleri ilk hasar bildirimi verilerini paylaşan Yaşar, "15 Ekim itibarıyla İstanbul'da sel ve su baskını teminatı kapsamında 776'sı yangın, 62'si kasko branşında olmak üzere toplam 838 hasar ihbarı bulunuyor. Bursa, Kocaeli ve Yalova ile birlikte toplam ihbar sayısı 897'ye ulaşıyor. Bunlar, henüz ilk bildirimler. Önümüzdeki günlerde yeni ihbarların gelmesi ve ekspertiz çalışmalarının ilerlemesiyle hasarın gerçek boyutu daha net ortaya çıkacaktır. Her bir dosyada hasarın niteliği, poliçenin kapsamı ve teminat limitleri ayrı ayrı değerlendirilecektir." bilgisini verdi.

Bu afetin İstanbul'da 2009'daki sel felaketinden çok daha büyük olduğunu ve birçok ilçe ile semti etkilediğini ifade eden Yaşar, sigortalıların içinin rahat olması gerektiğini söyledi. Sigorta sektörünün eksperleri, acenteleri ve tüm paydaşlarıyla birlikte süreci yakından takip ettiğini belirtti.

İstanbul'daki sigorta güvencesinin yaygınlığına ilişkin verileri de paylaşan Yaşar, SBM verilerine göre kentte yaklaşık 940 bin konut ve iş yeri poliçesi bulunduğunu söyledi. Bunun yaklaşık 710 bininin konutlara, 208 bininin ticari işletmelere, 22 bininin ise sınai tesislere ait olduğunu ifade etti. Paylaşılan verilere göre yüzde 17-20 bandındaki sigortalılık oranının, korumayı daha geniş kesimlere ulaştırma gerekliliğini ortaya koyduğunu belirten Yaşar, bu poliçe sayılarının mevcut güvenceyi ifade ettiğini, afetten zarar gören sigortalıların sayısı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

Yaşar, İstanbul'da yaklaşık 2,8 milyon aracın kasko poliçesinin bulunduğunu ve sigortalılık oranının yaklaşık yüzde 43 seviyesinde olduğunu aktardı. Bu tablonun araçlarda da sigorta güvencesini yaygınlaştırmanın önemini ortaya koyduğunu belirtti.

Sel ve su baskınlarında sigorta teminatları ile hasar bildirim süreçlerine ilişkin uyarılarda bulunan Yaşar, araç hasarlarının, ilgili teminatın poliçede bulunması halinde, poliçe koşulları ve limitleri çerçevesinde değerlendirildiğini söyledi. Araç sahiplerinin kasko poliçelerindeki doğal afet teminatlarını gözden geçirmelerinin büyük önem taşıdığını belirtti. Konutları, iş yerleri veya araçları zarar gören sigortalıların, öncelikle güvenliklerini sağladıktan sonra sigorta şirketleri ya da acenteleriyle iletişime geçerek hasar bildiriminde bulunmalarını beklediklerini ifade etti. Güvenli koşullarda hasarlı alanların, eşyaların, makinelerin ve araçların fotoğraflarının çekilmesinin, acil koruma ve kurtarma işlemleri için yapılan harcamaların faturalarının saklanmasının da değerlendirme sürecine katkı sağlayacağını dile getirdi. Başvurunun gecikmeden yapılmasının, işlemlerin hızla başlaması açısından belirleyici olduğunu sözlerine ekledi.

Yaşar, bu olayın şehirleri aşırı hava olaylarına karşı daha dirençli hale getirmenin ve riskleri önceden azaltmanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı. Altyapının güçlendirilmesi, riskli alanlarda gerekli önlemlerin alınması ve toplumun afet bilincinin artırılmasıyla sigorta güvencesinin de yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Sigortalılık oranlarının bu alanda katedilmesi gereken mesafeyi açıkça gösterdiğine dikkati çeken Yaşar, bu çerçevede Zorunlu Afet Sigortası'nın hayata geçirilmesini Türkiye'nin afetlere karşı finansal dayanıklılığı açısından son derece önemli gördüklerini anlattı.

Deprem başta olmak üzere sel ve su baskını gibi çeşitli afet risklerine karşı korumanın genişletilmesinin daha fazla vatandaşın sigorta güvencesine kavuşmasına katkı sağlayacağını belirten Yaşar, afet sonrasında ailelerin ekonomik kayıplarının karşılanmasını ve hayatın daha hızlı normale dönmesini destekleyecek bu adımı toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi açısından önemsediklerinin altını çizdi. Zorunlu Afet Sigortası'nın riskin daha geniş tabana yayılması ve afetlerin ekonomik yükünün paylaşılması bakımından da önemli bir fırsat olduğuna dikkati çeken Yaşar, "Hedefimiz, vatandaşlarımızın yıllar içinde oluşturdukları birikimlerinin afetler karşısında daha güçlü bir güvenceye kavuşmasıdır. TSB olarak sektörümüzün risk yönetimi birikimi ve hasar deneyimiyle bu sürece katkı sunmayı sürdüreceğiz." diye konuştu.

Poliçe teminat kapsamları konusunda da uyarılarda bulunan Yaşar, vatandaşları poliçe yaptırırken veya yenilerken yalnızca prim tutarına değil teminatların kapsamına, sigorta bedellerine, limitlere ve muafiyetlere dikkat etmeye davet etti. Konutun, eşyanın, iş yerinin veya aracın ihtiyacına uygun bir güvence oluşturulması ve sel, su baskını gibi risklerin poliçede yer aldığının kontrol edilmesinin, hasar anında karşılaşılabilecek belirsizlikleri azaltacağını ifade etti. Sözlerini, "Bir kez daha afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza ve işletmelerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Sigorta sektörü olarak vatandaşlarımızın yanında olmaya, yaraların sarılmasına ve risklerin azaltılmasına katkı sunmaya devam edeceğiz. Dayanışmayla yaralarımızı saracak, geleceğe birlikte daha güvenle hazırlanacağız." şeklinde tamamladı.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…